sana bu çiçeği ben vermedim, doğa verdi
suyu içesin diye ben getirdim avuçlarımda ama
bulutların da hakkını yeme şimdi
soğuk bir kış gecesi ısıtırken seni
önümüzde yanıp tutuşan zavallı, kuru odunları nasıl hatırlamazsın
o kadar yanmıştın ki serinlemek için göle atlamıştın hani
ve buz gibi suyun içinde bir girdap;
seni seviyorum
seni seviyorum
seni seviyorum diyerek içine çekmişti beni
şimdi tüm bunların benim için, bizim için olduğunu söylemenin,
şımarık bir çocuk gibi burun çekmenin hiçbir anlamı yok
bugün,
o gülü koparmaya hiç mi hiç niyetim yok..
14 Feb 2012 / 1 note / notlar the smiths sevginin doğası
daha dur! bu ne ki ?
çıplaklık da geçecek„ yerini şeffaflık alacak„
saydam gözlerimle bakacağım içine, içinden geçip ötelere ulaşacağım„
sonra sen, ellerinle tutmak isteyeceksin beni
ama içimden geçip gideceksin„
rüzgâr gibi de değil„
hava gibi..
15 Jan 2012 / 9 notes / the smiths notlar