- akvaryumdan zıplayan balığın kısacık öyküsü..
özgürlük nedir? diye sordum insana; kafasını kaldırıp parmağıyla bulutları işaret etti, ve bana özgürlüğün kuşlar gibi uçmak, gökyüzünde süzülmek olduğunu anlattı„ bilge görünüyordu bu haliyle„ ben de uçtum hemen, uçtum ve kuşlara yaklaşıp özgürlüğü sordum; kanat çırpmaktan yorulmuş, su içmek için konacak bir göl kenarı arıyorlardı.. içlerinden bilge olanı aşağıda tozu dumana katarak göle doğru ilerleyen bir ceylan sürüsünü gagasıyla işaret etti; -şu yaramazları görüyor musun, ne güzel olurdu keşke biz de karada onlar gibi zıplaya zıplaya, neşeyle koşabilseydik dedi.. ah, ben meraklıyım ya! hemen yere inip toz dumanın arasına karıştım.. ceylanlar o kadar hızlıydı ki neredeyse onlara yetişmem mümkün değildi.. yine de o telaşın içinde bilge ceylan bana; herşeyden önce özgürlüğün susuzluktan çok peşlerine düşen şu aslanlardan kurtulmak olduğunu söyledi.. rahatsız etmek istemezdim ama kovalamacanın ortasında bilge aslana yanaşıp ona da aynı soruyu sorma cesareti buldum kendimde.. zaten bilse bilse o bilirdi, ne de olsa herkes ondan korkuyor, tüm canlılar ondan kaçıyordu.. özgürlük nedir? dedim çekinerek ; homurdandı ve bana; bu tür konulara ayıracak vakti olmadığını, şu an midesinin karnına yapıştığını, çok susadığını, üstüne bir de eğer bugün bir tane bile ceylan yakalayamazsa bunun benim yüzümden olacağını, işte o zaman özgürlüğün nasıl bir şey olduğunu bana göstereceğini söyledi kaşla yele arasında öfkeyle kükreyerek..
sanki hiç orada değilmişim gibi sessizce çekildim aslanın ve ceylanların arasından.. tüm umudum tükenmiş, çırpınışlarım boşa gitmişti..
özgürlüğü bulamamıştım,
artık son nefesimi vermek üzereydim..
neyse ki bir el uzandı ve beni yerden alıp
ait olduğum yere,
suya bıraktı..
27 Jan 2012 / 1 note / notlar özgürlük